Aklınıza takılan soruların cevaplarını burada bulabilirsiniz.
Bu katman, kullanıcının gözle gördüğü her şeydir. Renk paletleri, yazı tipleri, görseller ve butonların şekilleri bu kapsama girer. Amaç, markanın ruhunu yansıtan, profesyonel ve estetik bir "yüz" oluşturmaktır.
Tasarımın ne kadar "akıllıca" yapıldığıyla ilgilidir. Kullanıcı aradığı bilgiyi saniyeler içinde bulabiliyor mu? Butonlar parmağın en rahat erişebileceği yerde mi? İyi bir tasarım, kullanıcının kafasını karıştırmadan onu hedefe ulaştırır.
Modern bir web tasarımı "esnek" olmalıdır. Tasarımın masaüstü bilgisayarda olduğu kadar akıllı telefon ve tabletlerde de kusursuz çalışması gerekir. Buna Responsive (Duyarlı) Tasarım denir.
Web grafik tasarımı, en yalın tanımıyla bir web sitesinin internet tarayıcıları (Chrome, Safari, Edge gibi) üzerinden görünen görsel, yapısal ve işlevsel planlanması sürecidir.
Sadece "renk seçmek" yeterli değildir; estetik ile teknolojinin birleştiği bir görsel ve işlevsel disiplindir.
2026 Yılında benimsenenen web tasarıma bakış açısı, sade ve kullanıcı dostu web siteleri tasarlamayı öngörmektedir
Reklam dünyasında "A/B Testi" çok kritiktir. Tek bir reklam yerine, iki farklı görsel veya başlık kullanarak hangisinin daha iyi performans gösterdiğini ölçmektir. Bütçenizi en verimli şekilde kullanmanızı sağlar.
Buna "reklam yorgunluğu" denir. Aynı görseli veya metni sürekli gören kullanıcı bir süre sonra reklama karşı duyarsızlaşır. Tıklama oranlarınız (CTR) düşmeye başladığında, görsellerinizi ve mesajlarınızı yenileyerek kullanıcıda tekrar merak uyandırmanız gerekir.
SEO uzun vadeli bir yatırımdır ve sonuç vermesi aylar sürer. Reklam (SEM) ise "anında" görünürlük sağlar. Özellikle yeni bir kampanya başlattığınızda, yeni bir ürün çıkardığınızda veya rekabetin çok yoğun olduğu anahtar kelimelerde organik olarak yükselmeyi beklemeden satış yapmak için reklam gereklidir.
Web sitenizi ziyaret edip satın alma yapmadan ayrılan kişilere, internette dolaşırken reklamlarınızın tekrar gösterilmesidir. Bir kullanıcının ilk görüşte satın alma ihtimali düşüktür; yeniden pazarlama sayesinde kendinizi hatırlatır ve kullanıcıyı ikna ederek geri getirirsiniz. Dönüşüm oranlarını en çok artıran yöntem budur.
Reklamın görevi, doğru kişiyi sitenize getirmektir. Eğer tıklama alıyor ama satış yapamıyorsanız sorun şunlar olabilir:
Web sitenizin yavaş açılması veya mobil uyumlu olmaması.
Ürün fiyatlarının piyasaya göre çok yüksek kalması.
Sitenin güven vermemesi (SSL sertifikası yokluğu, iletişim bilgilerinin eksikliği).
Reklam metninin vaat ettiği ile sitenin sunduğunun uyuşmaması.
İnternet reklamcılığının en büyük avantajı, bütçenizi kendinizin belirleyebilmesidir. Ancak çok düşük bütçelerle algoritmanın "öğrenme süreci" tamamlanamaz. Başlangıçta sektörünüzdeki rekabet oranına göre günlük bir alt limit belirleyip, verim aldıkça bu bütçeyi kademeli olarak artırmak en mantıklı stratejidir.
Bu, sattığınız ürün veya hizmete göre değişir. Eğer kullanıcılar sunduğunuz çözümü Google'da aktif olarak aratıyorsa (Örn: "çilingir", "avukat", "iphone tamiri"), Google Ads daha etkilidir. Ancak ürününüz görsel odaklıysa veya kullanıcıda bir "istek" uyandırmanız gerekiyorsa (Örn: moda, dekorasyon, eğitim), Instagram ve Facebook reklamları daha iyi sonuç verir.
Sadece siteyi kurmak, ıssız bir adada mağaza açmak gibidir. Sitenize ziyaretçi çekmek için şunları yapmalısınız:
Google Reklamları (SEM): Ürünlerinizi arayanlara doğrudan ulaşın.
SEO: Organik olarak üst sıralara çıkın.
Sosyal Medya: Ürünlerinizi görsel olarak sergileyin.
Influencer Marketing: Güvenilir kişilerin tavsiyeleriyle satışlarınızı artırın.
"Kargo Entegrasyonu" sayesinde, sitenizden bir sipariş verildiğinde kargo etiketi otomatik olarak oluşturulur ve müşteri panelinde takip numarası anlık görünür. Bu, hem sizin iş yükünüzü azaltır hem de müşterinin "Kargom nerede?" sorusunu sormadan kendi takibini yapmasını sağlar.
"Kargo Entegrasyonu" sayesinde, sitenizden bir sipariş verildiğinde kargo etiketi otomatik olarak oluşturulur ve müşteri panelinde takip numarası anlık görünür. Bu, hem sizin iş yükünüzü azaltır hem de müşterinin "Kargom nerede?" sorusunu sormadan kendi takibini yapmasını sağlar.
ETBİS (Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi), Türkiye'de e-ticaret yapan işletmelerin kayıt altına alındığı bir platformdur. Belirli bir hacmin üzerindeki veya profesyonel hizmet veren e-ticaret sitelerinin kayıt olması ve siteye ETBİS karekodunu eklemesi yasal bir zorunluluktur. Bu aynı zamanda müşteriye "güvenilir işletme" mesajı verir.
Güvenlik bir e-ticaret sitesinin kalbidir. En azından şunlar standart olmalıdır:
SSL Sertifikası: Veri iletimini şifreler.
3D Secure: Ödeme anında telefona onay kodu gönderir.
PCI-DSS Uyumluluğu: Kart verilerinin işlenmesiyle ilgili dünya standardıdır. Ayrıca güçlü bir sunucu altyapısı ve düzenli yazılım güncellemeleri siber saldırılara karşı en büyük kalkanınızdır.
Sanal POS, fiziksel mağazalardaki POS cihazının internetteki karşılığıdır; müşterilerinizin kredi kartıyla ödeme yapmasını sağlar. Bankalardan tek tek POS alabileceğiniz gibi (zorlu bir süreçtir), iPara, PayTR, iyzico gibi ödeme kuruluşu aracılarıyla tek bir entegrasyon yaparak tüm bankaların kartlarına taksit imkanı sunabilirsiniz.
Evet, yasal olarak yaptığınız her satış için fatura kesmeniz gerekmektedir. Bu nedenle şahıs şirketi, limited veya anonim şirket statüsünde bir vergi levhanızın olması şarttır. Ayrıca sitenizin ödeme altyapısı (sanal POS) alabilmesi için de şirket bilgileri talep edilmektedir.
Aslında ikisi de birbirini tamamlar. Pazaryerleri size hazır bir müşteri trafiği sunar ancak yüksek komisyon oranları ve yoğun rekabet vardır. Kendi e-ticaret siteniz ise markanızın otoritesini kurmanızı, müşteri verilerine sahip olmanızı ve komisyonsuz satış yapmanızı sağlar. En sağlıklı strateji, her iki kanalda da var olup müşteriyi zamanla kendi sitenize çekmektir.
Mevcut algoritmalar video içerikleri (Reels, TikTok, YouTube Shorts) çok daha fazla kişiye ulaştırıyor. Fotoğraflara göre erişim oranları videolarda 5-10 kat daha yüksek olabilir. Markanızın büyümesini hızlandırmak istiyorsanız, video içerikleri stratejinizin merkezine koymanız büyük avantaj sağlar.
Genel bir "en iyi saat" yoktur; her hesabın kendi "en iyi saati" vardır. Bu saat, takipçilerinizin uygulamayı en yoğun kullandığı zamandır. Hesabınızın istatistikler (Analytics) bölümünden bu veriyi görebilirsiniz. Genellikle akşam saatleri (20:00 - 22:00) genel kullanıcı trafiğinin en yoğun olduğu zaman dilimidir.
Bu tamamen hedef kitlenizin nerede olduğuyla ilgilidir. Görsel odaklı ve genç bir kitleye hitap ediyorsanız Instagram ve TikTok; profesyonel ağlar ve B2B (şirketten şirkete) satış için LinkedIn; haber, bilgi paylaşımı ve topluluk yönetimi için X (Twitter) öne çıkar. Her platformda olmak yerine, kitlenizin olduğu platformda güçlü olmak daha doğrudur.
Zorunlu değil ama süreci çok hızlandırır. Organik büyüme (reklam vermeden) sabır ve uzun zaman ister. Reklamlar, ürün veya hizmetinizi doğrudan ilgilenebilecek kişilere (demografik, ilgi alanı, konum bazlı) nokta atışı göstermenizi sağlar. Küçük bir bütçeyle de olsa reklam stratejisi oluşturmak, yatırımınızın karşılığını (ROI) daha hızlı almanıza yardımcı olur.
Evet, ancak strateji değişti. Eskiden 30 tane alakasız hashtag kullanmak popülerdi; şimdi ise içerikle doğrudan ilgili, 3 ila 5 adet spesifik hashtag kullanmak daha iyi sonuç veriyor. Instagram ve LinkedIn gibi platformlar artık kelime odaklı arama (SEO) mantığına geçtiği için, açıklamalarınızdaki anahtar kelimeler hashtaglerden daha kritik hale geldi.
Nicelikten ziyade nitelik (kalite) daha önemlidir. Her gün kalitesiz içerik paylaşmak yerine, haftada 3 veya 4 gün yüksek etkileşim sağlayacak, hedef kitlenize değer katan içerikler paylaşmak çok daha etkilidir. Önemli olan, algoritmanın sizi "aktif" olarak algılamasını sağlayacak düzenli bir takvime sahip olmaktır.
Kesinlikle hayır. Satın alınan takipçiler genellikle "bot" veya etkileşimsiz hesaplardır. Bu durum takipçi sayınızı yüksek gösterse de, etkileşim oranlarınızı (beğeni, yorum) düşürür ve algoritma içeriğinizin kalitesiz olduğunu düşünerek gerçek takipçilerinize de göstermemeye başlar. Uzun vadede hesabınızın "gölge engeli" (shadowban) almasına neden olabilir.
Profesyonel bir yazılım sürecinde, yayına almadan önce kapsamlı bir Test (QA) süreci yürütülür. Ancak canlı kullanımda ortaya çıkabilecek olası hatalar (bugs) için genellikle belirli bir süre "garanti ve destek" kapsamı sunulur. Bu süreçte yazılımcınız hataları gidermekle yükümlüdür.
API, farklı yazılımların birbiriyle konuşmasını sağlar. Örneğin; web sitenizin bir kargo firmasıyla, bir ödeme kuruluşuyla (iPara, PayTR vb.) veya şirketinizdeki muhasebe programıyla (Logo, Mikro vb.) otomatik olarak veri alışverişi yapması API entegrasyonu sayesinde olur. Bu, manuel iş yükünüzü sıfıra indirir.
Güvenlik, yazılım sürecinin en kritik parçasıdır. SSL sertifikası gibi temel önlemlerin yanı sıra; kod seviyesinde SQL Injection, XSS (Cross-Site Scripting) gibi saldırılara karşı koruma kalkanları oluşturulur. Verilerin şifrelenerek saklanması ve düzenli güvenlik yamalarının uygulanması profesyonel yazılımın gerekliliğidir.
Bu, mevcut yazılımın hangi dille yazıldığına ve kod yapısının ne kadar "temiz" (Clean Code) olduğuna bağlıdır. Eğer yazılım modüler bir yapıda hazırlandıysa yeni özellikler entegre edilebilir. Ancak kapalı devre veya çok eski bir altyapı varsa, bazen yeni özellik eklemek yerine sistemi modernize etmek daha düşük maliyetli olabilir.
Evet, büyük oranda. Görsellerin boyutu önemli olsa da, arka planda çalışan kodların ne kadar optimize edildiği, veri tabanı sorgularının hızı ve sunucu yanıt süresi sitenizin performansını belirler. Kaliteli bir yazılım altyapısı, sitenizin milisaniyeler içinde açılmasını sağlar.
Paket programlar (hazır scriptler), genel ihtiyaçlara hitap eder ve kısıtlıdır. Özel yazılım ise tamamen sizin iş süreçlerinize göre sıfırdan kodlanır. Daha yüksek güvenlik, sınırsız esneklik ve sadece ihtiyacınız olan özelliklerin bulunması nedeniyle başlangıç maliyeti yüksektir ancak uzun vadede verimlilik ve hız avantajı sağlar.
Web tasarımı, sitenizin dış görünüşü, renkleri, yazı tipleri ve kullanıcı arayüzü (UI) ile ilgilidir. Web yazılımı ise bu tasarımın arkasında çalışan "beyindir". Üyelik sistemleri, ödeme altyapıları, veri tabanı yönetimi ve sitenizin fonksiyonel özelliklerini yazılım oluşturur. Özetle; tasarım arabanın kasası ve boyası, yazılım ise motorudur.
Sürecin hızlı ilerlemesi için şunları hazırlamanız önerilir:
Şirket logonuzun yüksek çözünürlüklü hali.
Hizmetlerinizi veya ürünlerinizi anlatan metinler.
Varsa profesyonel çekilmiş ofis veya ürün fotoğrafları.
Hedeflediğiniz rakip sitelerin veya beğendiğiniz tasarımların listesi.
Responsive (Duyarlı) tasarım, web sitenizin telefon, tablet ve bilgisayar gibi farklı ekran boyutlarına otomatik olarak uyum sağlamasıdır. Kullanıcıların büyük çoğunluğu mobil cihazlardan geldiği için, mobil uyumlu olmayan siteler hem müşteri kaybeder hem de Google arama sonuçlarında alt sıralara geriler.
Bir web sitesinin yayına girmesi, Google'da hemen ilk sırada çıkacağı anlamına gelmez. Google'ın sitenizi tarayıp dizinine eklemesi birkaç gün ile birkaç hafta sürebilir. Sıralamalarda yükselmek ise tutarlı bir SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) çalışması ve kaliteli içerik üretimi ile zaman içinde gerçekleşen bir süreçtir.
Wix veya hazır şablon araçları başlangıç için kolay görünse de, genellikle SEO (arama motoru uyumu) ve hız konularında sınırlıdırlar. Profesyonel bir tasarım, markanızın kimliğine özel kodlanır, Google standartlarına göre optimize edilir ve gelecekte sitenizi büyütmek istediğinizde size esneklik sağlar.
Bu tamamen ihtiyacınıza bağlıdır. WordPress, hızlı kurulum ve geniş eklenti desteği ile blog veya standart kurumsal siteler için idealdir. Ancak tamamen size özgü fonksiyonlar, maksimum güvenlik ve yüksek performans gerektiren projeler için özel yazılım (Custom Code) her zaman daha sürdürülebilir bir yatırımdır.
Web sitesi yaptırmak sadece tek seferlik bir tasarım ücretinden ibaret değildir. Her yıl düzenli olarak Domain (Alan Adı) ve Hosting (Sunucu) ücretlerini yenilemeniz gerekir. Ayrıca güvenlik sertifikası (SSL) ve teknik bakım hizmetleri de yıllık maliyet kalemleri arasındadır. Bu masraflar, sitenizin trafik yoğunluğuna ve kullanılan altyapıya göre değişiklik gösterir.
Web sitesi yaptırmak sadece tek seferlik bir tasarım ücretinden ibaret değildir. Her yıl düzenli olarak Domain (Alan Adı) ve Hosting (Sunucu) ücretlerini yenilemeniz gerekir. Ayrıca güvenlik sertifikası (SSL) ve teknik bakım hizmetleri de yıllık maliyet kalemleri arasındadır. Bu masraflar, sitenizin trafik yoğunluğuna ve kullanılan altyapıya göre değişiklik gösterir.
SEO sadece daha fazla tıklama almak değil, sitenize gelen ziyaretçiyi müşteriye dönüştürme sanatıdır. Biz sadece rakamlara değil, yatırım getirinize (ROI) odaklanıyoruz.
Eğer teknik sorunlar varsa Evet. SEO sadece içerik değildir. Sitenizin açılış hızı, mobil uyumluluğu, tarama hataları ve yapısal veri işaretlemeleri gibi teknik konuları optimize etmemiz gerekir. Bu süreçte yazılım ekibinizle koordineli çalışabilir veya doğrudan müdahale edebiliriz.
Aylık olarak şeffaf raporlar sunulmalıdır.
Bu raporlarda; hedef anahtar kelimelerdeki konum değişiklikleri, sitenize gelen organik trafik miktarı ve kullanıcıların sitenizde gerçekleştirdiği dönüşümleri (form doldurma, satın alma vb.) net bir şekilde görebilirsiniz. Ayrıca Google'ın sunuduğu Google Analytics ve Search Console gibi araçlarla da sitenize gelen ziyaretçileri gözlemleyebilirsiniz.
Sitenize referans olan kaliteli bağlantılar (backlink) hala en güçlü sıralama sinyallerinden biridir. Biz sadece spam olmayan, sektörünüzle ilgili ve yüksek otoriteye sahip sitelerden doğal bağlantılar edinmenizi sağlıyoruz. "Paket" halinde satılan kalitesiz backlinklerden kaçınarak sitenizin ceza almasını önleyebilirsiniz.
Bu tamamen sizin tercihinize bağlıdır. İsterseniz sektör tecrübenizle taslakları siz sağlarsınız, biz SEO uyumlu hale getiririz; isterseniz anahtar kelime analizine göre profesyonel yazar ekibimiz tüm süreci yönetir. Önemli olan, içeriğin hem kullanıcıya fayda sağlaması hem de arama motoru tarafından anlaşılmasıdır.
SEO süreklilik isteyen bir iştir. Çalışmayı bıraktığınızda rakipleriniz çalışmaya devam edeceği için zamanla geriye düşebilirsiniz. Ancak yapılan teknik iyileştirmeler ve kazanılan otorite kalıcıdır; siteniz bir gecede ortadan kaybolmaz.
Google, kendi resmi dökümanlarında "SEO çalışmalarında başarı garantisi verenlerden kaçının" der. Bizim verdiğimiz garanti; teknik hataların giderilmesi, kaliteli içerik üretimi ve Google standartlarına (White Hat SEO) %100 uyumdur. Bu süreç, doğal bir sonuç olarak sizi üst sıralara taşıyacaktır.
SEO, bir maratondur, kısa mesafe koşusu değil. Rekabetin durumuna ve sitenizin mevcut sağlığına bağlı olarak somut sonuçlar genellikle 3 ile 6 ay arasında görülmeye başlar. Google’da 1. sıra garantisi vermek hiçbir profesyonelin yapabileceği bir şey değildir çünkü algoritma Google’ın kontrolündedir; ancak doğru stratejiyle görünürlüğünüzü ve trafiğinizi düzenli olarak artırabiliriz.
Siyah Şapka (Black Hat) SEO: Google'ı kandırmaya çalışmak.
Görünmez metinler eklemek (beyaz zemine beyaz yazı).
Alakasız anahtar kelimeleri içeriğe yığmak.
Sürekli kopya içerik paylaşmak.
Sonuç: Google siteni tamamen arama sonuçlarından silebilir (Sandbox).
Profesyonel araçlar çok pahalı olabilir, ancak başlangıç için web sitemizde bulunan SEO Analiz aracı ve Google'ın sunduğu şu ücretsiz araçlar yeterlidir:
| Ücretsiz SEO Araçlaro | Ne İşe Yarar? |
| Google Search Console | Sitenin Google'da nasıl göründüğünü, hangi kelimelerden trafik aldığını gösterir. |
| Google Analytics 4 | Ziyaretçilerin sitede ne yaptığını, hangi sayfada ne kadar kaldığını ölçer. |
| PageSpeed Insights | Sitenin hızını ölçer ve nasıl hızlandıracağına dair teknik tavsiyeler verir. |
| Ankara Webmaster | Siteniz hakkında teknik tavsiyeler verir. |
Eğer fiziksel bir dükkanın veya belirli bir bölgeye hizmet veren bir işletmen varsa, Yerel SEO senin için en önemli şeydir.
Google Haritalar: "Yakınımdaki restoranlar" araması yapıldığında çıkmanı sağlar.
Google İşletme Profili: İşletmeni Google'a kaydetmek, çalışma saatlerini ve fotoğraflarını eklemek Yerel SEO'nun temelidir.
Yorumlar: Müşterilerin yaptığı olumlu yorumlar ve yıldız puanları, yerel sıralamada seni rakiplerinin üzerine çıkarır.
Artık Google sadece anahtar kelimelere bakmıyor; kullanıcı niyetini (User Intent) anlamaya çalışıyor. "Kahve nasıl yapılır?" diye soran birine sadece kelime eşleşmesi değil, gerçekten rehber niteliğinde, bilgilendirici içerik sunan siteleri öne çıkarıyor.
Uzman ekibimiz size yardımcı olmaktan mutluluk duyacaktır.
Bize Ulaşın